
Gaziantep’in tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda yarım asra yaklaşan tecrübesiyle geleneksel el sanatlarını sürdüren 54 yaşındaki Mustafa Yılmaz, elekçilik mesleğini ayakta tutmak için mücadele veriyor.
Un, buğday, nohut ve fıstık gibi ürünlerin elenmesinde kullanılan araçları tamamen bilek gücüyle imal eden Yılmaz, gelişen sanayi ve teknoloji karşısında ustaların birer birer çekildiğini belirtti.
Geçmişte yoğun talep gören zanaatın bugün yalnızca birkaç usta tarafından sürdürüldüğünü vurgulayan deneyimli usta, fabrikalardaki modern eleme sistemlerinin geleneksel üretime olan ilgiyi ciddi oranda düşürdüğünü ifade etti. Genç kuşakların sektöre yönelmediğine dikkat çeken Yılmaz, yüksek yevmiye tekliflerine karşın çalıştıracak eleman bulamamaktan şikayet etti.
Sektörün mevcut durumunu değerlendiren Mustafa Yılmaz, zanaatın tükenme eşiğine geldiğini dile getirdi. Şehir genelinde bu üretimi gerçekleştiren topu topu 4-5 ustanın kaldığını aktaran Yılmaz, yaklaşık 30 senedir bu işle geçimimi sağlıyor.
Un, nohut, fıstık elekleri ile kalbur gibi farklı kullanım alanlarına sahip çeşitler üretiyor. Fakat sanayideki tesislerin gelişmiş sistemlere geçmesi nedeniyle ürünlere olan ihtiyaç azaldı. Bu durum, ata mesleğinin her geçen gün biraz daha silinmesine yol açıyor.
Üretim sürecindeki en büyük engelin yetiştirilecek eleman eksikliği olduğunu belirten Yılmaz, işin teknik detaylarını ve yaşadıkları istihdam krizini şu sözlerle aktardı:
“En büyük sıkıntımız çırak yetiştirememek. Günlük bin 500 -2 bin lira ücret teklif etmemize rağmen çalışacak eleman bulamıyoruz. Gelen gençler de iki-üç gün çalıştıktan sonra işi bırakıyor. Bu yüzden mesleği gelecek nesillere aktarmakta büyük zorluk yaşıyoruz. Biz bu işi daha ne kadar sürdürebiliriz, onu da bilmiyoruz.”
“Gürgen ağacı sağlam ve dayanıklı olduğu için tercih ediliyor. Söğüt veya kavak gibi ağaçlar zamanla deforme oluyor. Ağaçlar önce kütük halinde geliyor. Daha sonra suya yatırılarak yumuşatılıyor ve kalıplar yardımıyla şekillendiriliyor.”
“Süt eleği, un eleği, gez eleği, kalbur gibi farklı ürünleri tamamen el emeğiyle hazırlıyoruz. Un elekleri 200-250 lira, kalburlar ise 350-400 lira arasında satılıyor. Ancak eskisi gibi yoğun talep yok.”
“Geçmişte Doğu illerine, Arap ülkelerine ve Suriye’ye de ürün gönderiyorduk. Bugün ise bu pazarlar büyük ölçüde daraldı. Bugün 200-250 liraya sattığımız bir eleği üretecek, günlük 2 bin liraya çalışacak eleman bile bulamıyoruz. En büyük sorunumuz bu. Keşke gençler bu mesleği sevse ve öğrenmek istese. O zaman hem bu gelenek yaşar hem de meslek yok olup gitmez.”
